Depresyon Heryerde

Reklam Alanı 4
Reklam Alanı 6

İnsanların bazı dönemlerde kendilerini huzursuz, mutsuz veya üzüntülü hissetmesi durumu çoğumuzun başına gelir. Bu durumun uzaması ve kronik bir hal alması yaşam kalitesini etkilemesini ise depresyon olarak adlandırıyoruz. Depresyon insanların davranışlarını günlük ve yaşantısını olumsuz olarak etkiler. Bir çözüm arayışına girilmeyip tedavi edilmediği takdirde ise yaşam kalitesini minimum seviyeye çeker.

Antidepresan Kullanımı Neden Bu Kadar Arttı?

İnsanlar ise bu problemi tamamen yok etmek yerine ilaçlara antidepresanlara umut bağlamaya başladı.

Ülkemizde ise son birkaç yılda antidepresan kullanımı oldukça arttı. Yaşadığımız topraklarda bugünün verileriyle neredeyse her 100 kişiden 10’u antidepresan hapları kullanıyor. “Ruh ve Sinir Hastalıkları” bölümünde tedavi veren hastanelerin ise hizmet kapasitesi tamamen doldu.

Dünya genelinde antidepresan kullanımı arttı ve ülkemizde bundan payına düşeni aldı. Peki nedir bu kadar antidepresan kullanımını arttıran, insanları ilaçlarla yaşamaya mahkum eden? En büyük sebebinin depresyon olduğu düşünülüyor.

Bu işin uzmanları ise obsesif kompulsif bozukluklarda, yemek yeme problemlerinde ve depresyonda bu tür ilaçların en sık kullanıldığı kanısında.

Toplumda Hangi Yaş Aralığında Daha Sık Görülmekte?

Depresif Ruh Hali

Genç yaşta daha sık görüldüğünü yapılan araştırmalar açık ve net bir şekilde gözler önüne seriyor. 18/30 yaş aralığında sıklıkla görülen kullanım orta yaş üstü insanlarda da azımsanmayacak kadar dikkat çekiyor.

Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, antidepresan kullanımın birçok yaş aralığında görüldüğünü ve kullanımının ülke çapında oldukça arttığını söylüyor. Ruhsal rahatsızlığın artması sebebiyle intihar,şizofreni ve alkol kullanımı azımsanmayacak bir artış gözlemleniyor. İntihara  teşebbüs eden bireylerin  psikiyatrik hastalık geçmişinde mutlaka bir doktora gitme ve ilaç kullanma girişimi bulunuyor.

Antidepresan Kullanımını Arttıran Faktörler Neler?

Prof. Dr. Nesrin Dilbaz madde kullanan insanların ruhsal bozukluk yaşama ihtimallerin diğer insanlara göre daha fazla olduğunu söylüyor. Araştırmalara göre madde kullanan bireylerin %75’inde bu tür ruhsal rahatsızlıklara daha fazla rastlandığınıldığını gözler önüne sermekte…

Bu etkenlerde ülkemizde antidepresan kullanımını son yıllarda 7 milyon 201 bin kutudan 12 milyon 158 bin kutuya çıkardı. Bu rakamlar uzmanları insanların gelecekteki ruhsal sağlığı problemleri ve problemleri çözüm bulamadan bireylerin hayat kalitesini düşürüp yaşama olan ilgisini azalmaktan çekindirmekte.

İlaç kullanımının bu kadar artmasının ana sebebi olarak insanların bilinçlenmesi ve ruhsal hastalıklarında ciddi problemler doğurduğunun farkına varıp çözüm arayışını girmesi gösterilebilir.

Bireylerin yaşama olan ilgisini azaltan bu tür rahatsızlıkların travma, stres ve kendini üzecek durumları minimum seviyeye indirmeye çalışarak bu tarz etkenlerin azaltılmaya çalışması bir nebzede olsun bu bireylerin yükünü hafifletmekte. Bu tür ruhsal hastalıkların fiziksel rahatsızlıklardan bir farkının olmadığını bilinmeli ve  alanında yetkin uzman doktorlarla iletişime geçerek bu problemlerini çözmeye yönelik adımlar atmalılar.

Birey Tedavi Sürecine Başladığında Nelere Dikkat Etmeli?

Tedaviye başlanıldığı takdirde hastanın durumuna uygun ilaçlar kullanılmalı. İlaçları kullanacağı sürenin doğru şekilde ayarlanması fazlasıyla önemli. Kullanılan ilaçlar çok kullanılması veya uzun süreli kullanılması hastayı olumsuz etkileyip başladığı noktadan da geriye taşıyabilir.

İlaçların tavsiye edilen süreden erken bırakılmasıda hastayı olumsuz etkileyebilir ve hatta hastalığın nüksetme riski olabilir. Bu yüzden alanında uzman kişilere gidip bireyin kendisine tavsiye edilen düzene imtiyazla uyması gerekli, aksi takdirde ruhsal hastalığını atlatabilmesi oldukça zorlaşabilir.

Antidepresan Kullanımı Bu Tür Sorunlarla Başa Çıkmak İçin Yeterli Midir?

Tabi sadece ilaç kullanarak bu tür rahatsızlıklardan tamamen kurtulmakta mümkün değil, öncelikle insanın gerçekten iyileşmeyi istemesi ve bunun için çaba göstermesi gereklidir. Olayın kendinde başladığını fark edip doktor yardımı ile birleştirdiğinde de kısa sürede bu rahatsızlığı atlatacaktır.

Ruhsal bozukluklarda dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta ise her duygusal değişimin olumsuz duygunun depresyon ile karıştırılmaması gerektiği, bu tarz vaziyetlerin  doğru şekilde değerlendirilip yanlış adımlar atılmasına engel olunması da gereklidir.

İnsanları Bu Tabu Konu Hakkında Bilgilendirmek İçin Yapılan Çalışmalar

Dünya genelinde sık görülen bir hastalık olmasına rağmen insanlar bu tür şeyleri konuşmaktan utanıyor ve kendi kendilerine çözüm üretmeye çalışıyorlar. Bu sebeple “Dünya Sağlık Örgütü” bu konunun önemini vurgulamak amacıyla yeni bir kampanya başlatmaya hazırlanıyor. Umuyoruz ki insanlar bu tür konuların konuşulmasında utanılacak bir şeyler olmadığını fark eder ve bu kampanya bir fark yaratabilir.

Kaynaklar:

www.onedio.com

www.milliyet.com.tr

Reklam Alanı 5

Soruya Cevap Veriniz *

Reklam Alanı 7

Üye OlŞifremi Unuttum